HEPİMİZ KAHRAMANIZ…

 
 

Furkan Nehri

  furkan.nehri@kemkumfikir.com
  2018-07-08 / 16:35:54
  718 kez okundu

HEPİMİZ KAHRAMANIZ…

 

Hepiniz birer kahramansınız…

Bazılarınız bir şeyler başardınız, arkanızdan gelen insanların kahramanı oldunuz

Bazılarınız atanızdan dedenizden kalanları genişlettiniz, belki çalışanlarınızın gözünde bir kahraman oldunuz

Peki ya liseliler, ergenler, mazlumlar, serseriler, ekmeği için saatlerce ayakta kalanlar…

Onlar kahraman değiller mi?

Asıl kahraman onlar !

Asıl kahraman bizleriz !

Sonradan edilmiş kahramanlıklarının yerine doğal kahramandır sıradan sandıklarınız..

Hepimiz, annemizin gözünde bir yiğidiz. Ne kadar boysuz da olsanız ne kadar tipsiz de olsanız o annenin gözünde hep dünyanın en yakışıklı erkeğisiniz.

Ne kadar çirkin olursanız olun, annenizin prensesiniz. Babanızın bazen kızdığı ama her zaman umutla beklediği birer varlıksınız.

Eşiniz varsa onun için tek bir dağ, çocuğunuz varsa gözünde tek hakimsiniz.

Bazen evin dominant kadını bazen bir yavrunun tek sığınacak dalısınız. Mahallenizden çocukların hayranlıkla baktığı ablalar, abiler olursunuz.

Hiçbir şey olmazsa bir bardak çay içtiğiniz arkadaşınızın o an yanın da ki tek güvencesiniz.

Etek boylarınıza takılan öğretmenlere karşı boynu bükük cezanızı beklerken evde annenize en ağır sözleri söyleyebilirsiniz. Babanıza sitemlerde bulunabilir komşu teyzeyle dalga geçebilirsiniz.

Hata sınırlarınızı hunharca kullanabilir hunharca pişman olabilirsiniz…

Hepimiz kahramanız !

Sadece kitlelerimizin sayıları farklıdır…

 

Bir çocuğun gözünde baba her zaman kahramandır.

O baba bakanda olsa, doktorda olsa, çaycı da olsa, serseride olsa…

Her annenin gözünde evlat kahramandır

O evlat avukatta olsa, hemşirede olsa, hayırsızda olsa…

Bir patronun o an haklı veya haksız bir sebeple ana avrat küfürlerine boyun eğen adam evinde çocuğunun tek kudretlisidir, eğer iyi de bir insansa bu kudret her şeye rağmen mutluluk getirir.

Başımdan geçen bir olayla bitirmek istiyorum

Yıllar evvel, yaz aylarında uzun yol otobüslerinde çalışıyordum. Her gün yoldayız. Otobüsün tek çalışanı sanki benim. Ne şoförün yaptığı iş ne muavinin yaptığı iş. Mola verilir herkes iner, uykudan uyananlar genleşir. Muavin yemeğe koşar, şoför tuvalete koşar. Ben herkesin inmesini bekler sonra otobüsün içini temizler suları doldurur tuvalete gider, otobüs kalkmaya yakın hızlı hızlı yemek yer bir de arada şoför görmeden bir sigara tüttürebilirsen o moladan zaferle çıkmışsın demektir. 15 yaşında bir çocuğum. Hiç unutamadığım o an aklıma geldikçe şimşekler çakar beynimde. Tek hayali ‘Ne zaman muavin olacağım’ olan bir çocuksunuz ve şoförün bardağını o an atmayı unutmuşsunuz. Anlayışlı patronum yolcular arabaya sırayla binerken şoför koltuğunda ki cama çağırdı. Unuttuğum bardağı ayaklarıma doğru fırlattı. Gerisi malum. O an annem aradı.

-Yavrum ne yapıyorsun ?

-iyi anne yoldayız

-Var mı sıkıntı oğlum ?

-Yok anne, ne sıkıntı olacak. Her şey yolunda. Yarın öğleden sonra evde olurum herhalde. Güzel yemek yap. Fatih’e de de evde durmasın. Uyuyacağım. Gürültü yapmasın !

- Tamam oğlum.

Aslında o an bana yapılan muameleyle anneme verdiğim talimatlar arasında bir ilişki kuramamıştım. Ama yıllar geçti ve anladım. Aslında ben o şoförün gözünde bir böcek dahi olsam birilerinin gözünde her zaman sözü dinlenmesi gereken ve bazen de kahramanlık derecesinde hayranlık duyulan bir insanım.

Küçük gördüğünüz her insan birer Kahramandı !

Hem de en doğalından, en yaratılışından…

Vesselam…

Anahtar Kelimeler:
 
 
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.