ÇÖLLEŞME ve İNSAN
- - - - - - - - - -

ÇÖLLEŞME ve İNSAN

 
 

Emre Çomaklı

  emre.comakli@kemkumfikir.com
  2018-07-08 / 16:52:37
  127 kez okundu

ÇÖLLEŞME ve İNSAN

 

 

İklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dâhil olmak üzere çeşitli faktörlerden (fiziksel, kimyasal, biyolojik, sosyal, kültürel, ekonomik vb.)  kaynaklanan arazi bozulması çölleşme olarak tanımlanmaktadır. Başka bir ifadeyle arazilerin toplumun kalkınması ve hayatını devam ettirmesi için gerekli ürün ve hizmetleri sağlayacak fonksiyonları yerine getirme kapasitesinin azalması olarak açıklayabiliriz.

Karapınar, Konya. Fotoğraf: Cüneyt OĞUZTÜZÜN

 

Dünyada 250 milyondan fazla insan doğrudan çölleşme ve kuraklıktan etkilenmektedir ve 4 milyar hektardan fazla arazi çölleşme tehdidi altındadır. Ayrıca 110’dan fazla ülkede yaklaşık 1,2 milyar insan çölleşme tehdidiyle karşı karşıyadır. Çölleşme tehdidi altındaki bu alanlar; dünyadaki ekili tarım alanlarının %44’ünü, hayvancılık yapılan alanların %50’ sini kapsamaktadır. Ayrıca; Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) dünyadaki orman varlığının yılda yaklaşık 7,3 milyon hektar azalmakta olduğunu bildirmiştir. Doğal yaşamı ve insanlar da dâhil bütün canlıları olumsuz etkileyen çölleşme küresel ölçekte açlık ve göç gibi büyük problemlerin de en önemli sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum gerekli müdahaleler yapılmadığında dünyamızı bekleyen geleceğin iyi olmadığını haber vermektedir.

Niamey, Nijer. Fotoğraf: Emre ÇOMAKLI

 

Türkiye, coğrafi konumu nedeni ile çölleşmeden etkilenecek ülkeler arasında bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler (BM) Türkiye’yi çölleşme konusunda ‘hassas’ olarak değerlendirmektedir. Ülkemizin %65 ’ine yakın bölümü kurak ve yarı kurak alanlardan oluşmaktadır. Ekolojik olarak hassas olan bu alanlarda bitki örtüsünün tahribi ile tabii dengenin bozulması verimli topraklarımızın aşınmasına yol açmaktadır. Başta Konya, Iğdır İlleri ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Türkiye’nin bütün bölgelerinde arazi bozulumu görülmektedir. Çölleşmenin görüldüğü Konya-Karapınar, Iğdır-Aralık ve Urfa-Ceylanpınar çok yüksek risk taşıyan bölgelerdir. Son yıllarda ise iklim değişikliklerinin de etkisiyle İç Anadolu’nun batısına doğru ilerlemeye başladığı gözlemlenmektedir. Nüfusun artışıyla birlikte doğal kaynaklara olan talep ve baskılarda artmaktadır. Bilinçsiz arazi kullanımı ve yanlış tarım uygulamaların sonucu bitkilerin yetişmesini ve/veya gelişmesini engelleyen tuzlanmanın artması, ormanların tahrip edilmesi, aşırı otlatma ve toprağın kirlenmesi arazi bozulumunun nedenleri arasında sayılabilir.

 

Nasıl mücadele ederiz?

  • Tarım ve orman arazileri amaç dışı kullanılmamalıdır.
  • Ağaçlandırma çalışmalarına önem verilmelidir.
  •  Sulak alanlar korunmalıdır.
  • Arazi kullanım planlamaları yapılmalıdır.
  • Doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi sağlanmalıdır.

 

Toprak yaşamın temelidir… O yoksa yaşam yok!

Kaynaklar:

Anahtar Kelimeler:
 
 
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.